Gülümseme, mutlu ve sevinçli ruh halinin diş ve dudak çevresi dokular ile dışa vurumudur. İster kadın, ister erkek olsun gülümsemek tüm insanlar için önemlidir. İyi ve sağlıklı bir gülümsemeye sahip olmak, kişilerin kendilerine olan güvenini arttırmakla beraber hayata bakış açılarını da iyileştirir.

Sosyal medya kullanımı ve özçekim fotoğrafların yaygınlaşmasıyla gülümseme estetiği önem kazanmıştır. Bu sebeple bireylerin gülüş tasarımı isteğiyle diş kliniklerine olan talebi her geçen gün artmaktadır.

Gülüş tasarımında dişler, diş etleri ve dudaklar ön plandadır. Dişlerin estetik görünümünde öncelik, dişlerin eksiksiz ve beyaz olmasıdır. Dişler düzgün sıralanmalı, diş ve diş eti yüzeyi temiz görünmelidir. Gülümseme sırasında görünen dişlerin simetrik olması, orta hatlarının yüz orta hattı ile uyumlu olması, dişlerin birbirlerine göre görünme oranları estetik gülümseme de önemli rol oynar.

Gülümseme sırasında ön kesici dişlerin tamamı, diş etinin de 2-3 mm görülmesi estetik kabul edilmektedir. Diş etinin fazla görünmesi ‘diş eti gülümsemesi’ olarak adlandırılır ve genelde estetik kabul edilmez. Diş eti gülümsemesinin giderilmesi amacıyla kişiye özel farklı tedavi alternatifleri mevcuttur. Burada önemli olan diş eti gülümsemesinin neden kaynaklandığıdır. Kimi zaman ortodontik uygulamalar ile üst diş etlerinin görünürlüğü azaltılır, kimi zaman da üst dudağa botoks uygulaması yapılarak dudağın gülümseme sırasında yukarı kalkma miktarı azaltılır.

Üst dişlerin tamamının gülümseme sırasında görünmemesi kişinin yaşlı algılanmasına neden olmaktadır. Bu durumun düzeltilmesi amacıyla üst kesici dişlerin boyu ortodontik ya da protetik uygulamalar ile arttırılmaktadır.

Gülümseme sırasında üst kesici dişlerin kesici kenar eğimleri ile alt dudağın eğiminin paralel seyretmesi göze en estetik gelenidir. Bunun sağlanması için sıklıkla ortodontik ya da protetik uygulamalara gereksinim duyulur.

Bazı kişilerde gülümseme esnasında, dişler ve yanaklar arasında karanlık alanların oluştuğunu görürsünüz. Bu karanlık alanlar, üst çenenin darlığından ya da dişlerin içe doğru olan eğimlerinden kaynaklanabilmektedir. Karanlık alanların giderilmesinde ve gülümsemenin dişlerle doygunlaştırılmasında ortodontik tedavi yöntemleri epey etkili olmaktadır.

Gülümseme Estetiğinden Önce Neler Yapılıyor?

Biz gülüş tasarımını yapmadan önce hastanın ağız ve diş sağlığını dikkatle inceliyoruz. Hastamızın tedaviye uygunluğunu ve diş formunu değerlendiriyoruz. Muayeneden sonra gerekli ise, ilk etapta ortodontik tedavilerini tamamlıyoruz. Böylece hastanın çene veya diş bozukluğu varsa giderilmiş oluyor. Tedavilerimizde metal braket, porselen braket, içten tel (lingual ortodonti) ya da şeffaf plaklardan yardım alıyoruz. Tedavileri biten hastalarımızın isteğine uygun kendilerine yakışacak gülüşü seçmelerine yardımcı oluyoruz. Bazen diş etlerinin bir miktar kesilmesi, diş beyazlatma işlemlerinin uygulanması, protetik işlemler gerekli olabiliyor. Tüm seçenekler hasta ile birlikte değerlendirilip son karar veriliyor.

Kişiye Özel Gülüş Nedir?

Ortodontik tedavi sağlanmış, diş ve çene bozuklukları giderilmiş hastalara gülüşlerini seçme imkanı verilir.

En sık tercih edilen gülüş şekilleri şu şekildedir;

  • Çekici Gülüş: Bu gülüşü sağlamak için ön dişler daha ön plana çıkarılır, çekici ve genç bir gülümseme yaratılır.
  • Sportif Gülüş: Bu gülüşte, orta kesici dişlerin yan kesici dişlerden daha uzun olması sağlanır.
  • Entelektüel Gülüş: Dişlerin hepsi aynı seviyeye getirilir, kişiye olgun bir görünüm sağlanır.

Gülüş seçenekleri çok çeşitli olmakla birlikte hasta bir uzman görüşü ile kendi ağız ve çene yapısına en uygun gülüşü seçebilir.

Merve Özkan

Merve Özkan

1988 yılında Edirne’de doğdu. İlk orta eğitimini Edirne’de tamamladıktan sonra liseyi Edirne Anadolu Öğretmen Lisesi’nde okudu. 2007 yılında İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesine başladı 2014 yılında Diş Hekimliğinde Uzmanlık sınavını derece ile kazanıp Süleyman Demirel Üniversitesi Ortodonti Anabilim Dalında Uzmanlığa başladı. 2019 yılında uzmanlık eğitimini tamamlayarak, Çorlu ADSM’de Ortodonti Uzmanı olarak görev aldı. 2020 yılında ise Kliniğimizin kurucu doktoru olarak çalışmaya başladı.

Leave a Reply