Uyku apnesi vücudun ve beynin dinlenme zamanı olan uykuda, nefes alıp vermenin durması sonucunda kişinin boğuluyor hissi yaşamasına verilen addır. Nefes alıp verme durduğundan hücrelerin çalışması için ihtiyaç duyduğu oksijen önemli ölçüde azalır. Beyin nefes alıp vermenin durduğunu vücuda haber vermek için vücudu ani bir şekilde uyarır.

Uyku apnesine sahip olan kişilerin gece uykusu birden fazla kez bölünür. Gece boyunca sık sık uyanabilirler. Uzun süreli kronik bir hastalık olduğundan kişide yorgunluk, halsizlik, ani duygu değişimleri gibi olumsuz durumlar oluşturur.

Uyku Apnesi Nedenleri Nelerdir?

Uyku apnesi sendromu, santral (merkezi), obstrüktif (tıkayıcı) ve ikisinin bir arada görüldüğü karma olacak şekilde üç farklı başlık altında incelenebilir.

Santral uyku apnesinde beynin nefes alma ve verme mekanizmasının görevini yerine getiremediği ve solunumun beyinden kaynaklanan problem yüzünden durması sebep olur.

Tıkayıcı uyku apnesinde üst solunum yolunu kısıtlayan bademcik büyümesi, kilodan dolayı solunum yolunda daralma ve damak sarması durumları gözlenmiştir. Tıkayıcı uyku apnesinin erkeklerde görüme ihtimali kadınlardan daha yüksektir; ancak menopoz dönemine giren kadınlarda hormon seviyesinin değişmesi, fazla kilo ve genetik faktörlere bağlı olarak görülme ihtimali artar.

Uyku apnesi sendromu hafife alınmaması gereken çok önemli bir hastalıktır. Kandaki oksijen seviyesinin düşüşü ve karbondioksit miktarındaki artış hücrelere büyük zarar verebilir. Uyku apnesi sendromu üst solunum yolu hastalıklarının oluşumunu tetikleyebilir. Uyku apnesini tetikleyecek bazı durumlar mevcuttur.

Bu durumlar şunlardır;

  • Vücut Kitle İndeksi oranının olması gerekenden çok daha fazla olması
  • Keyif verici ya da alkol içerikli maddelere bağımlı olmak
  • Adenoidlerin (geniz eti) büyümesi
  • Uyku bozukluğu sonucunu doğuracak başka bir hastalığa sahip olmak
  • Üst solunum yoluyla ilgili hastalığa sahip olmak
  • İlaç kullanmak

Uyku Apnesi Belirtileri Nelerdir?

Uyku apnesi sendromuna sahip olan kişiler gece uykularında birkaç defa uyansalar bile bunun farkında olmazlar, ertesi gün uyandıklarında ise gece uykularında uyandıklarını dahi hatırlamazlar.

Uyku apnesi problemi yaşayan insanlarda görülebilecek belirtiler şunlardır:

  • Gündüz uykulu olma hali
  • Uykusuzluktan kaynaklı baş ağrısı yaşamak
  • Sinirli, agresif bir ruh hali içinde bulunmak
  • Odaklanma sorunu yaşamak
  • Hatırlamakta güçlük yaşamak
  • Horlama
  • Kalp ritim bozukluğu yaşamak
  • Ağız kuruluğu yaşamak
  • Gün içinde tansiyonun yükselmesi

Bu belirtileri gösteren kişiler bu belirtileri küçümsemeyip uzman bir hekime muayene olmalıdır.

Uyku Apnesi Nasıl Tespit Edilir?

Uykusuzluk sorununu uzun süre yaşayan insanlar mutlaka uzman bir hekime görünmelidir. İlk olarak tıbbi geçmişiniz dinlenir, daha sonra hekimde uyku apnesi şüphesi uyanırsa toplum tarafından uyku testi olarak bilinen polisomnografi testi ister.

Polisomnografi testinin uygulandığı yerlere uyku laboratuvarları denir. Gelişen teknoloji sayesinde bu testler hastanın isteği doğrultusunda hastanın evinde de yapılabilir. Uyku laboratuvarlarında vücudun çeşitli bölgelerine elektrotlar yerleştirilir.

Elektrotların yerleştirilme sebebi, uyku apnesi oluştuğu durumda yani beynin vücudu uyardığı anda bunu gözlemlemektir. Uykudan bir saat önce elektrotlar vücuda bağlanır. Vücuda yerleşen elektrotlar 7-8 saat boyunca kayıt alma teknolojisine sahiptir. Ancak testin sonuçlanmasında genellikle 4 saatlik uyku yeterli olmaktadır.

Polisomnografi testi ile sadece uyku apnesi sorunu olup olmadığını değil, uyku apnesinin hangi türü olduğu da tespit edilebilmektedir. Polisomnografi testinde önemli olan hipoapne ve apnenin sayısıdır. Hipoapne nefes alıp vermenin yavaşlamasına verilen addır. Apne ise solunumun tamamen durmasıdır. Polisomnografi testi sırasında hastanın solunumu 5 kereden daha fazla durmuşsa kişiye uyku apnesi teşhisi koyulabilir.

Uyku Apnesi Tedavisinde Çözümler Nelerdir?

Geçmiş yıllarda bu hastalığa sahip olan insanlar CPAP (Continous Positive Airway Pressure) cihazlarına başvururdu. CPAP cihazları hastanın solunum yollarına bir maske ve hortum yardımıyla basınçlı hava göndermesini sağlar. Bu cihazlar uyku apnesinden muzdarip olan insanlarda hortum ve maskeden kaynaklı rahatsızlık, yan etkiler nedeniyle uzun vadede kullanılamamıştır. Ayrıca bu cihazlar sürekli priz bağlantısı, gidilen her yere taşıma zorunluluğu ve sesli çalışan bir alet olduğu için yaşam kalitesini düşürmektedir.

 

Uyku Apnesi Sendromu İçin Ortodonti Çözümü

Bazı uyku apnesi hastalığına sahip olan insanlarda çözüm sağlıklı bir diyetle kilo verme, sporu yaşamla birleştirme, yüksek yastık kullanarak çözülse de bazı hastalarda hastalığın sebebi fizyolojik kaynaklıdır. Kişinin fizyolojik olarak alt çenesinin olması gerektiği yerde olmayıp daha geride olması uyku apnesi oluşumuna sebep olabilir. Alt çenenin geride olması durumunda ortodontistlerin kişiye özel hazırladığı aparey ile alt çene ileri alınır. Bu aparey hasta kişinin ağız ve diş yapısına uygun olarak ve genellikle ortodontistler tarafından hazırlandığından ‘uyku apnesi tedavisinde ortodonti’ çözümü olarak bilinmektedir.

Bu aparey sadece gece uykuya yatıldığında takılmalıdır. Apareyin kullanımı ve taşıması kolaydır. Fiyatı da uygundur. Düzenli olarak kullanıldığında üst hava yollarında genişleme olur, nefes almak kolaylaşır.

Düzenli aparey kullanımının yanında hayatınızda birtakım değişiklikler yapmak olumlu sonuçlar almayı hızlandırır. Örneğin; sigara ve alkol kullanımını bırakmak, uyumadan önce en geç iki saat önce yemek yemiş olmak, uyurken yan pozisyonlar tercih etmek pozitif katkı yapar.

Uyku apnesi sendromu hafife alınmaması gereken bir sorundur. Yeterli oksijen ile beslenemeyen hücreler ölebilir. Yaşa bağlı olarak uyku apnesi olan kişilerde beyin hücrelerinde, kalp hücrelerinde ölümler meydana gelebilir. Uzun süre kalp oksijen ile beslenemezse hasta kalp krizi geçirebilir.

Merve Özkan

Merve Özkan

1988 yılında Edirne’de doğdu. İlk orta eğitimini Edirne’de tamamladıktan sonra liseyi Edirne Anadolu Öğretmen Lisesi’nde okudu. 2007 yılında İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesine başladı 2014 yılında Diş Hekimliğinde Uzmanlık sınavını derece ile kazanıp Süleyman Demirel Üniversitesi Ortodonti Anabilim Dalında Uzmanlığa başladı. 2019 yılında uzmanlık eğitimini tamamlayarak, Çorlu ADSM’de Ortodonti Uzmanı olarak görev aldı. 2020 yılında ise Kliniğimizin kurucu doktoru olarak çalışmaya başladı.

Leave a Reply